ÖLÜMDEN SONRA HAYAT

Anthony de Mello'dan...

Anne rahmine düşen ikiz kardeşler önceleri her şeyden
habersizmiş. Haftalar birbirini izledikçe onlar da
gelişmişler. Elleri, ayakları, iç organları oluşmaya
başlamış. Bu arada, etraflarında olup biteni fark
etmeye başlamışlar. Bulundukları rahat, güvenli yeri
tanıdıkça mutlulukları artmış.

Birbirlerine hep ayni şeyi söylüyorlarmış: "Anne
rahmine düşmemiz, burada yaşamamız ne harika değil mi?
Hayat ne güzel şey be kardeşim!"

"Büyüdükçe, içinde yaşadıkları dünyayı keşfe
koyulmuşlar. Öyle ya, hayatin kaynağı neymiş?

İste bunu araştırırken, karşılarına anneleriyle onları
birbirine bağlayan kordon çıkmış. Bu kordon sayesinde,
hiçbir zahmet çekmeden, güven içinde beslenip
büyütüldüklerini tespit etmişler.

"Annemizin şefkati ne kadar büyük! Bize bu kordonla
ihtiyacımız olan her şeyi gönderiyor."

Artık aylar birbiri ardınca geçiyor, ikizler hızla
buyuyor, diğer bir deyişle "yolun sonuna"
yaklaşıyormuş.

Bu değişiklikleri hayretle gözlemlerken, bir gün gelip
bu güzelim dünyayı terk edeceklerinin işaretlerini
almaya başlamışlar.

Dokuzuncu aya yaklaştıklarında, bu işaretleri daha
kuvvetli hissetmeye başlamışlar. Durumdan telaşlanan
ikizlerden birisi diğerine sormuş:

"Neler oluyor? Bütün bunların anlamı nedir?;

Öteki daha sakin ve akli başındaymış. Üstelik,
Bulundukları bu dünya çoğu zaman ona yetmiyor;
duyguları daha geniş bir âlemi arzuluyormuş.

O cevap vermiş: "Bütün bunlar, bu dünyada daha fazla
kalamayacağız anlamına geliyor."

Ve eklemiş: "Buradaki hayatimizin sonuna
yaklaşıyoruz."

"Ama ben gitmek istemiyorum" diye haykırmış kardeşi.

"Hep burada kalmak istiyorum."

"Elimizden gelen bir şey yok. Hem, belki doğumdan
sonra hayat vardır."

"Bize hayat veren o kordon kesildikten sonra bu nasıl
mümkün olabilir ki?"diye cevaplamış Öteki.

"Bize hayat veren kordon kesilirse nasıl hayatta
kalabiliriz, söyler misin bana? Hem, bak bizden önce
başkaları da buraya gelmiş ve sonra da gitmişler.
Hiçbirisi geri gelmemiş ki bize doğumdan sonra hayat
olduğunu söylesin. Hayır, bu her şeyin sonu olacak.

Bütün bunları söyledikten sonra eklemiş:

"Hem, belki de anne diye bir şey de yok!"

"Olmak zorunda"" diye itiraz etmiş kardeşi.

"Buraya başka turlu nasıl gelmiş olabiliriz, nasıl
hayatta kalabiliriz ki?"

"Sen hiç anneni gördün mu? diye üstelemiş Öteki.
"O belki de sadece zihinlerimizde var. Bir annemiz
olduğu düşüncesi bizi rahatlattığı için onu belki de
biz uydurduk."

Böylece, anne rahmindeki son günleri derin
sorgulamalar ve tartışmalarla geçmiş. Sonunda doğum
ani gelmiş çatmış.

İkizler dünyalarını terk ettiklerinde gözlerini başka
bir dünyaya açmışlar ve sevinçten ağlamaya
başlamışlar.

Çünkü gördükleri manzara hayallerinin bile
ötesindeymiş...

Işık ve sevgiyle...

Not :
Anthony de Mello da kim diyorsaniz :
De Mello, a Jesuit priest from İndia, died in 1987.
His many books, tapes and retreats combined traditional Christian concepts
with insights from Eastern religions