İST-EAGÜ GENÇLİK FORUMU KONUŞMASI

Gençlik dinamizmdir…

Gençlik gelecektir…

Gençlik samimiyettir. Sevgilerin, en temizi çocuklukta ve gençlik dönemlerinde yaşanır.

Gençlerimiz geçmişimizle geleceğimiz arasında köprüdür.

Meşhur bir söz vardır ya, `biz bu dünyamızı çocuklarımızdan ödünç aldık` derler.

Gençler olmadan kalkınma ve is birliğinden bahsedilebilir mi?

Değerli katılımcılar,

Bu gün burada `en az gelişmiş ülkeler` için bir araya geldik. Biz onlara `elinizi bırakmayacağız` diyoruz. Biz, kendileri için bir araya geldiğimiz ülkelerle dayanışma içersinde olmak üzere toplandık. Elimizdekini paylaşmak için bir araya geldik. Güzel laflar edip edebi raporlar yazmak için değil, yarınlarımızın sağlam temellerini atmak için bu çatı altına girdik.

Su günlerde bas dondurucu hızla gelişen tarihi olaylar yasıyoruz Her gecen sene bir öncekinden bir asır kadar farklı yaşanıyor. Teknoloji bas dondurucu bir hızla ilerlerken, diğer taraftan kimsenin yerlerinden kımıldatamadığı  diktatörlerin tahtları bir bir yıkılıyor. Evet, bu bütün bu gelişmelerin kendine özgü sebepleri ve dinamikleri var elbette… Ama herkesin bildiği ve kabul ettiği bir hakikat var ki o da bütün bu olup bitenlerin arkasındaki en önemli gücün gençlik olduğudur. Hiç bir değişim içersinde gençlik olmadan gerçekleşmez.

Değerli gençler,

Dünya artik küçüldü. Mesafeler ortadan kalktı. Bu yüzden de eskiden şatoların ve sarayların kalın ve yüksek duvarları arkasındaki zenginlikler artik herkesin gözleri önünde yaşanırken, yoksulların izdirabini  görmezden gelmek de mümkün olamıyor. Tunus’u duşunun… Seyyar satıcı bir gencin kendisini yakması, hiç bir televizyon kanalı orada çekim yapmadığı halde kısa zamanda kendi ülkesinden başlayarak dünyayı sarsan bir değişime yol açtı. Gençler fırsatı değerlendirdiler. Sadece günümüzde değil, tarih boyunca da gençlik tüm değişimlerin ve gelişmelerin temel unsurlarını teşkil ettiler.

İletişim ve ulaşım imkanlarının günden güne artması hem gençlerimizin rolünü arttırıyor, hem de bizlerin gençliğe karşı sorumlularımızı… Gençlerimizi zor hayatlar bekliyor. Gençlerimiz iyi bir eğitime, is imkanlarına, barışa, her şeyin adil bir şekilde paylaşıldığı bir dünyaya, kısacası iyi bir gelecek ve mutlu bir hayata ozlem duyuyorlar. Bu ise bizlere büyük sorumluluklar yüklediği kadar gençlere de önemli görevler doğuruyor. Gençlikten geçmişte olduğu gibi bu gün de geleceği kurmada o dinamik rollerini oynamalarını bekliyoruz. 

Hiç birimiz artik kendi başımıza değiliz. Yaptığımız her iste, attığımız her adim da yalnız kendi çevremizi veya ülkemizi düşünemeyiz. Dünyanın her hangi bir yerinde olup bitenler herkesi etkiliyor. Japonya’daki deprem neticesinde meydana gelen bir nükleer kaza tüm dünyayı tehdit ediyor ya da herhangi bir toplumda ortaya çıkan bir sosyal çalkantı bir bicimi ile her yere sirayet ediyor. Güzel bir şarki onu besteleyen ya da söyleyenin dilini bilmeyenlerin de dillerinde dolasiyor’ ya da begenilen bir film dunyanin her yerinde sinemaları dolduruyor.

İşte bütün bunlar dünyaya karşı her birimize ayrı ayrı sorumluluklar yüklüyor. Bundan böyle herkesi kendi sorumluluklarını idrak etmeye ve bir şeyler yapmak üzere harekete geçmeye davet ediyorum.

Sevgili gençler,

Geleceği birlikte inşa etmek için öncelikle dinamizminizi ve uretkenliginizi ortaya koymaktan cekinmeyin. Ancak bu dinamizmi kısa vadeli hevesle dolu hareketlerle degil, uzun vadeli strateji ve akil dolu kapsamli projeler hazırlamalı ve kapsamlı aksiyonlar içinde olmalısınız. Elbette hiç birimiz birbirimize benzemiyoruz. Artik benzerliklerimizden değil farklılıklarımız üzerine bir dayanışma tesis etmeli ve iyi bir iletişim içinde olmalıyız.

Burada vurgulamadan geçemeyeceğim bir husus daha var. Çocukluk ve gençlik donemi aktif hayata hazırlıktır. Çocuklar için oyun, gençler için ise aksiyon hayatin provasıdır. Sivil toplum kuruluşları da sizlerin bu hayat provası için önemli imkandır. Bu tur kuruluşlarda aktif olarak görev aldığınızda hem hayata hazırlanma imkanı bulur, hem de son yıllarda yaygın olarak kullanılan  ifadeyle  yönetişim (governance) içinde bulunmuş yani yönetime katkıda bulunmuş olursunuz. Zira sivil toplum kuruluşları artik ciddi bir yönetişim erki haline gelmiş bulunmaktadır. Buralarda hem kendinizi yetiştirir, hem fikir üretir ve hem de hayallerinizin peşinden gidebilirsiniz.

Sizler dünyanın pek çok yerinden kalkıp İstanbul’a geldiniz. Bu gün bir aradasınız ve bir aradayız. Faydalı çalışmalar yapacağınıza inanıyorum.  Sözlerime son verirken bu İstanbul buluşmasının hayatlarımızda bir donum noktası olmasını ve yeni gelişmelere kaynak teşkil etmesini umuyorum.

İstanbul’a hoş geldiniz. 

Teşekkür ederim.