İSTANBUL-2013 DÜNYA SİGARASIZ GÜNÜ KONUŞMASI

T.C.nin Saygıdeğer Başbakanı ve Saygıdeğer Hanımefendi,
Sayın Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü,
Sayın Bakanlar,
Ülkemizden ve dünyadan toplantımıza katılan Değerli Misafirlerimiz,
Sayın Basın Mensupları,
Saygıdeğer Davetliler,
Hanımefendiler ve Beyefendiler,

 

Türkiye Yeşilay Cemiyeti, TC Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü ortaklığıyla düzenlenen 31 Mayıs Dünya Sigarasız Günü toplantısına hoş geldiniz, şeref verdiniz. Yeşilay Yönetim Kurulu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

 

Dünyada her yıl 6 milyon insanın ölümünden sorumlu sigara, önlenebilir ölüm ve hastalıkların en önde gelen sebebidir. Dünya Sağlık örgütü, acil önlemler alınmadığı takdirde, sigaradan kaynaklanan ölümlerin artarak devam edeceğini ve 2030 yılı itibari ile sigara kaynaklı yıllık ölümlerin 8 milyonu geçeceğini öngörmektedir.

 

Küresel olarak tütün kullanımı artmaya devam ederken, yüksek gelirli ülkelerde azalmaktadır.

DSÖ verilerine göre sigara kullanıcılarının % 80 ini düşük ve orta gelirli ülke vatandaşları oluşturmaktadır. Bu acı gerçek, gelişmiş ülkelerde pazar payını kaybeden sigara şirketlerinin Afrika‘daki dar gelirli ülkeler dahil az gelişmiş ülkeleri hedef alan pazarlama stratejilerinin bir sonucudur.

 

En önemli halk sağlığı sorunlarından biri olan sigara salgını konusunda farkındalık oluşturmak için kutlanan  Dünya Sigarasız gününün bu yılki teması tütün ürünlerinin  her türlü reklam promosyon ve sponsorluğunun yasaklanması  olarak belirlenmiştir.

 

Sigara şirketlerinin, her iki kullanıcısından birini öldüren ürünlerini, agresif reklam ve promosyon kampanyalarıyla ve etik olmayan farklı yöntemlerle pazarladığı bilinen bir gerçektir. Sigara şirketleri, sayısız insana ekonomik kayıp yaşatan, ulusal sağlık sistemlerini çok olumsuz etkileyen, hastalık ve ölümlere neden olan, bağımlılık yapma potansiyeli çok yüksek bir maddeyi satarak kar elde ederler.

 

Her yıl, milyonlarca müşterisi sigaraya bağlı nedenlerden dolayı hayatını kaybeden tütün şirketleri, ayakta kalabilmek için yeni müşteriler ve yeni pazarlar bulmak zorundadır. Bu nedenle sigara şirketleri, kadınları, çocukları, fakir ülkelerin fakir insanlarını hedef alan, etik olmayan reklam ve pazarlama taktiklerine başvurmaktadır. Tütün endüstrisininin her sene milyarlarca doları tütün reklam, pazarlama ve sponsorlukları için harcadığı bilinmektedir. Bunun amacı sigarayı herhangi bir ticari ürün gibi normalize etmek, sosyal kabul edilebilirliğini artırmak, tütün kontrolü çabalarını etkisizleştirmek ve tütün ürünlerini

çekici, havalı, asi, özgür olmak

gibi imgelerle özdeşleştirmektir. Sigara reklamlarına kapsamlı yasaklar uygulanan ülkelerde ise, sigara şirketlerinin indirekt reklam ve pazarlama taktiklerine başvurduğu bilinmektedir.

 

Direkt ve İndirekt sigara reklam, pazarlama ve sponsorluklarının kapsamlı bir şekilde yasaklanması tütün tüketimini ciddi oranlarda düşürmekte ve tütün endüstrisinin özellikle çocuk ve gençlere ulaşmasını engellemektedir. Ülkemiz, Dünya Sağlık Örgütü tarafından ortaya konulan, 176 ülkenin taraf olduğu, iİk uluslararası sağlık anlaşması olan Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi’ni  2004 yılında  imzaladıktan  sonra tütün mücadelesinde çok önemli gelişmeler kaydetmiş ve kapsamlı yasa ve uygulamaları ile dünya ülkelerine model olabilecek bir konuma gelmiştir. Ülkemizde , Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesinin 13. maddesinin ön gördüğü şekilde,  tütün reklam, promosyon ve sponsorluk faaliyetleri yasaklanmıştır.

Kapsamlı yasa ve uygulamalarıyla ülkemiz DSÖ tarafından hazırlanan MPOWER stratejilerinin tamamını yerine getiren ilk ve tek ülke olma ünvanını haketmiştir.

Yeşilay olarak, ülkemizdeki tütün kontrolü kapsamlı yasa ve uygulamalarının halk sağlığına olumlu yansımalarını görmekten dolayı büyük mutluluk ve gurur duymaktayız.

 

Öte yandan, tütün firmalarının sigara reklam ve promosyon faaliyetlerine getirilen kısıtlamalar sonucunda pazarlama aracı olarak sadece paket dizaynına bağlı kaldıkları bilinen bir gerçektir. Ülkemizde Dünya Sağlık Örgütünün tavsiye ettiği standartlara uygun hazırlanmış resimli  uyarıların sigara paketlerinde bulunması son derece olumlu bir uygulamadır. Bununla beraber,  paket dizaynının marka imajını oluşturmakta olduğu, statü, zenginlik, incelik, özgürlük gibi tema ve simgelerle sigaranın gerçek yüzünü gizleyip bu şekilde pazarlandığı gerçeğinin altını çizmek istiyoruz.. Dolayısıyla, ülkemizde sigara paketlerindeki birleşik uyarılara ek olarak, Avustralya örneğinde olduğu gibi düz paket uygulamasına da bir an önce geçilmesi çok olumlu olacaktır.

 

Ülkemiz 2008 yılında tütün endüstrisinin agresif karşı atakları ve lobi faaliyetlerine aldırmadan, Sayın Başbakanımızın liderliğinde, Sağlık Bakanlığının ve Sivil toplum örgütlerinin özverili çalışmaları ve Dünya Sağlık Örgütünün destekleri ile çok kapsamlı bir tütün kontrolü yasasını hayata geçirerek hayal edilemiyeni başarmış ve Dünya ülkeleri için model olmuştur. Halk sağlığının bir zaferi olan bu kanunun en önemli başarı göstergesi ülkemizdeki sigara içme oranlarındaki düşüşlerdir. İlki 2008, İkincisi 2012 yılında gerçekleştirilen Küresel Yetişkin Tütün Anketine göre, ülkemizde sigara içme oranlarının %31’den %27,1’e kadar düştüğünü görmekteyiz. Bundan sonraki tütün kontrolü çalışmalarına yön verecek nitelikte olan bu değerli çalışmada emeği geçen DSÖ, CDC, Sağlık Bakanlığı, Hacettepe Ünv ve TÜİK yetkililerine Yeşilay olarak teşekkürlerimizi sunarız.

 

Bildiğiniz gibi bundan yaklaşık 1 ay önce DSÖ Başkanı Sayın Dr. Margaret Chan’in katılımıyla, ve DSÖ ile Yeşilayın işbirliğinde Küresel Alkol Politikaları Sempozyumu gerçekleştirmiştik. Sempozyumdan kısa bir süre sonra, kanıta dayalı alkol kontrol politikalarını içeren , alkolun zararlı etkilerini azaltmaya yönelik kanunun geçtiğimiz günlerde TBMM de yasalaştığının müjdesini Sn. Chan’e huzurlarınızda vermek isterim. Tütün kontrolünde olduğu gibi bu da halk sağlığı savunucularının önemli bir başarısıdır.

 

Dünya Sağlık Örgütünün önlenebilir ölüm ve hastalıkların en önde gelen nedeni olarak tanımladığı sigarayla mücadelemiz, “sigarasız bir Türkiye ve Dünya” idealiyle devam edecektir. Bununla birlikte  Dünya Sağlık Örgütünün, önlenebilir ölüm ve hastalıkların üçüncü temel nedeni olarak tanımladığı alkolün zararlı etkileri konusunda farkındalık oluşturacak bir “Dünya Alkolsüz Günü” nün de gerekliğine inanıyoruz.

 

Bu seneki Dünya Sigarasız Gününü Sayın Başbakanımız, Bakanlarımız. DSÖ Başkanı ve yetkilileri, CDC yetkilileri, Sivil Toplum Örgütleri ve tütün kontrolü savunucuları ile birlikte Türkiye’de kutlamaktan büyük onur duyuyoruz. Daha dumansız ve daha sağlıklı bir çevre ve dünyada buluşmak temennisi ile siz değerli misafirlerimizi ve bütün halk sağlığı savunucularını saygıyla selamlıyorum.

 

Teşekkür ediyorum.