ANKARA-2014 DÜNYA SİGARASIZ GÜNÜ KONUŞMASI

Sayın Bakanlar,

Sayın Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Direktörü,
Saygıdeğer Protokol Üyeleri,
Ülkemizden ve dünyadan toplantımıza katılan Değerli Misafirler,
Sayın Basın Mensupları,
Saygıdeğer Davetliler,
Hanımefendiler ve Beyefendiler,

 

TC Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti ortaklığıyla ve Dünya Sağlık Örgütü’nün iştirakiyle düzenlenen, Dünya Sigarasız Günü toplantısına hoş geldiniz, şeref verdiniz. Yeşilay Yönetim Kurulu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

 

Dünyada her yıl 6 milyon insanın ölümünden sorumlu olan tütün salgını, önlenebilir hastalıkların ve bunlara bağlı ölümlerin en önde gelen sebebidir. Sigara içmediği halde 600 bin insan da pasif içicilikten dolayı hayatını kaybetmektedir. Dünya Sağlık örgütü, acil önlemler alınmadığı taktirde, sigaradan kaynaklanan ölümlerin artarak devam edeceğini ve 2030 yılı itibari ile sigara kaynaklı yıllık ölümlerin 8 milyonu geçeceğini öngörmektedir.

 

Küresel olarak tütün kullanımı artmaya devam ederken, yüksek gelirli ülkelerde azalmaktadır. Tütün kaynaklı ölümlerin % 80 i düşük ve orta gelirli ülkelerde meydana gelmektedir.

Bu acı gerçek, gelişmiş ülkelerde pazar payını kaybeden sigara şirketlerinin Afrika‘daki dar gelirli ülkeler dahil az gelişmiş ülkeleri hedef alan vicdansız pazarlama stratejilerinin bir sonucudur.

 

Dünya Sağlık Örgütü, en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olan sigara salgını konusunda farkındalık oluşturmak için kutlanan  2014 Dünya Sigarasız gününün temasını tütün vergilerinin artırılması olarak belirlemiştir.

 

 

Tütün kontrolü çerçeve sözleşmesi, 6. Maddesinde, taraf olan ülkelere tütün vergi ve fiyatlarını artırarak tüketimi düşürme yükümlülüğü getirmektedir. Yüksek vergilendirmeyle sigara fiyatlarını artırma, tütün tüketimini azaltan en etkili stratejilerin başında gelir. Yüksek vergilerin özellikle orta ve düşük gelir seviyesine sahip ülkelerde etkin olduğuna dair bilimsel kanıtlar mevcuttur. Vergilendirme politikaları:

 

 

•        Daha az kişinin sigara içmesini

•        Sigara içmeye devam edenlerin daha az sigara içmesini

•        Sigarayı bırakmış kişilerin daha az oranda tekrar başlamasını

•        Özellikle gençlerin sigaraya başlamamasını sağlamakta son derece etkilidir.

 

Sigara vergilerinde %10 oranında bir artış, yüksek gelir düzeyine sahip ülkelerde tütün kullanımını yaklaşık %4 oranında düşürürken, bu oran düşük gelir gurubundaki ülkeler için %8 e kadar çıkabilmektedir.

 

2008 Yılından beri etkin mücadele politikaları uygulayan ülkemiz, kapsamlı yasa ve uygulamaları ile DSÖ tarafından hazırlanan MPOWER stratejilerinin tamamını yerine getiren ilk ve tek ülke olma ünvanını kazanmıştır. MPOWER stratejilerinden olan “tütün vergilerini artırma stratejisi” de ülkemizde başarıyla uygulanmaktadır. Ülkemizde bu bütüncül politikaların uygulanması neticesinde 2008-2012 yılları arasında tütün kullanımı %31,2 den %27,1 e düşmüştür,  bu 2 milyon vatandaşımızın öldürücü tütün bağımlılığından kurtulması demektir.

 

Yeşilay olarak, ülkemizdeki tütün kontrolü kapsamlı yasa ve uygulamalarının halk sağlığına olumlu yansımalarını görmekten dolayı büyük mutluluk ve gurur duymaktayız.

 

Vergilendirme politikaları ile dünyada milyonlarca hayatı korumak mümkündür. Bu politikalar endüstrinin çıkarlarıyla çeliştiğinden, küresel tütün endüstrisi birçok efsane üreterek karşı lobi çalışmalarına devam etmektedir.

 

Endüstrinin vergilendirme karşıtı ürettiği efsanelerin birincisi:

 

‘’Eğer tütün vergileri artarsa, tüketim düşeceği için vergi gelirlerinin de düşeceğidir’’

 

Dünya uygulamaları bunun böyle olmadığını göstermiştir, aksine vergi gelirlerinde artış sağlanmıştır.

 

 Bir diğer efsane :

 

‘’Tütün vergileri artarsa ekonominin olumsuz etkileneceği” şeklindedir.

Tecrübeler bunun da doğru olmadığını göstermiştir: Tütün ürünleri yerine yapılan harcamalar başka ürün ve hizmetlere yöneldiğinden ekonomi olumsuz etkilenmez.

 

Tütün endüstrisinin lobisini yaptığı bir diğer efsane ise:

‘’vergiler arttığında tütün kaçakcılığının da artacağıdır’’

 

Bu da doğru olmayan bir argümandır. Dünya örnekleri incelendiğinde tütün kaçakçılığına yüksek fiyatların değil, yetersiz denetimin yol açtığı görülmektedir.

 

Son olarak, endüstri özellikle sosyo ekonomik dezavantajlı kişilerin fiyat artışlarından dolayı zaten az olan gelirlerinin daha büyük bir bölümünü tütüne harcamak zorunda kalacakları yönünde propaganda yapar.

 

Oysa dünya uygulamaları, vergilendirme politikalarının özellikle dar gelirli kesimlerde sigara kullanımı azalttığını ve olumlu sonuçlar verdiğini göstermiştir.

 

Hasılı, tütün endüstrisinin engelleyici lobi çalışmalarına aldırmadan, sigara vergilerinin sürekli artırılması ve kaçakçılığı önleyici tedbirlerin alınması ile milyonlarca insanın hayatını kurtarmak mümkündür.

-----------------------------------------------

Son yıllarda tütün kontrol çalışmalarının hızını kesen ve her gün büyüyen sinsi bir halk sağlığı problemi olarak nargile salgınını da görüyoruz.

 

Özellikle 90 lı yıllardan itibaren aromatik tütünün “bitkisel nargile” kandırmacasıyla piyasaya sürülmesiyle birlikte nargile salgını ülkemizi de içine alan bir pandemiye dönüşmüştür. Tütün endüstrisinin özellikle gençleri hedef alarak nargile tütünlerinde şekerli ve aromalı katkı maddeleri kullandığı bilinmektedir. Maksat, tütünün içimini kolaylaştırarak genç damak zevkine uygun hale getirmek ve yanı sıra bağımlılık yapıcı etkisini arttırmaktır.

 

Nargile salgınını önlemeye yönelik bilinçlendirme faaliyetlerinin eksikliği, Türkiye Yeşilay Cemiyetini bir farkındalık ve bilinçlendirme kampanyası yapmaya yöneltmiştir. Bildiğimiz kadarıyla dünyada ilk ve tek olan bu kampanya ile nargilenin gerçek yüzünü anlatarak bu salgının önüne geçmeyi istiyoruz. Kampanyamızın sadece Türkiye ile sınırlı kalmamasını topyekün tütün mücadelesinin bir parçası olarak dünyada da yaygınlaştırılmasını hedefliyoruz. Bu amaçla DSÖ ve İİT işbirliği ile nargile salgınının hedefi olan ülkelere yönelik 3 dilde seslendirilen kampanya görsellerimizi dünyaya sunuyoruz.

 

Hem gençlerimizi kandırıp bağımlı yapmaya yönelik nargile efsanelerine, hem de endüstrinin vergilendirme karşıtı ürettiği efsanelere karşı gerçeklerin savunuculuğunu yapmayı önemsiyoruz.

 

Ülkemiz 2008 yılında tütün endüstrisinin agresif karşı atakları ve lobi faaliyetlerine aldırmadan, büyük bir kararlılıkla Sn. Başbakanımızın liderliğinde, Sağlık Bakanlığının ve Sivil toplum örgütlerinin özverili çalışmaları ve Dünya Sağlık Örgütünün destekleri ile başlattığı ve dünya ülkelerine model gösterilen tütün mücadelesine emin adımlarla devam etmektedir. Fakat yapmamız gereken daha çok şey olduğunun farkındayız ve bu alanda çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz…

 

Bu seneki Dünya Sigarasız Gününü Sayın Bakanlarımız. DSÖ yetkilileri, Sivil Toplum Örgütleri, siz değerli davetliler ve tütün kontrolü savunucuları ile birlikte kutlamaktan büyük onur duyuyoruz. Daha dumansız ve daha sağlıklı bir çevre ve dünyada buluşmak temennisi ile siz değerli misafirlerimizi ve bütün halk sağlığı savunucularını saygıyla selamlıyorum.

 

Teşekkür ediyorum.